MALKARANIN KÜLTÜRÜ

CAMİLER

Gazi Süleyman Paşa Camii

Hacerzâde İbrahim Bey Camii

Gazi Ömer Bey Camii

Zülfikarağa Camii

Bademlik Camii

Hacı Salih Camii

Cumhuriyet Camii

Hacı Leman Camii

Erenler Camii

Aydın - Sanayi Camii

Kocaağalar Camii

Keskin Camii

Hacı Sadettin Camii

Adem Keçeli Camii

 TÜRBELER

Gazi Ömer Bey Türbesi

Kasap Mahmut Türbesi

Emirler Türbesi

Fatih Baba

Gazi Baba

Şeyh Davut Kabri

Yegan Baba Türbesi

Üçler Türbesi 

ŞEHİTLİKLER

Malkara ilçesi bulunduğu konum itibari ile asırlarca bu vatana birçok şehitler vermiştir. Osmanlı döneminde yapılan savaşlarda verdiği sehitlerin yanında, Balkan harbinde, Çanakkale savaşında ve milli mücadele sırasında vatan ve millet uğruna birçok Malkaralı seve seve canlarını vermişlerdir. Aziz yurdumuzun her köşesi olduğu gibi Malkara'da her karış toprağı semtlerimizin kanları ile sulanmış kutsal topraklardan oluşan bir ilçedir. Tarih boyunca birçok şehit veren ilçenin, özellikle Balkan harbi sırasında verdiği şehitlerin anlamı bambaşkadır.

A) Balkan Harbi Şehitliği

Osmanlı devleti, 19. Yüzyılın başında değişen ve gelişen dünya şartlarına ayak uyduramamanın neticesinde içten ve dıştan yıkılmaya mahkum, bu dönemde emperyalist düşünce ile dünyanın dörtbir tarafına saldırmaya hazır, gözüdönmüş, gözüaç emperyalist devletlerin iştahını kapartan bir imparatorluk haline gelmişti. Çeşitli menfaatlerin yoğun çatıştığı Balkanlarda savaş başlamış ve 1912 yılında Balkan savaşının birinci döneminin sonunda Malkara Bulgar 4 üncü Ordu Birlikleri tarafından işgal edilmiştir. Bulgar orduları, eski Kalivye (Gönence) yolu üzerindeki Gerçem Çeşme yönünden Malkara'ya girdiler.

Şehir içindeki kahvelerde oturan Türk gençlerini sebepsiz yere rahatsız eden Bulgar milisleri ile Türk gençleri arasında kavga çıktı. Türkler, Bulgarları feci şekilde dövdüler. Masalar sandalyeler kırıldı, herkes bu olaydan sonra bir yerlere kaçtı.

Bulgar Komutanlığı olayı incelemeye başladı. Ertesi gün Kurban Bayramıydı. Tarihler 7 Kasım 1912'yi gösteriyordu. Rumeli fatihi Gazi Süleyman Paşa Camiinde Bayram namazını kılan cemaat camiden çıkarken Bulgarlar tarafından toplandı ve halen şehitliğin bulunduğu yere getirildiler. Burada sıra dayağına çekilen ve sorgulanan masum vatandaşlar, kadın, erkek demeden kurşunladılar. Kurşunlanan vatandaşlarımızın sayısı 263 kişidir.

Bu vatandaşlarımızdan tesbit edilen kişiler:

Hacı Hafız Efendi

Afife Hanım

Arapoğulları

Develilerin Mustafa Ağa

Mehmet Uygur’un babası Asım Efendi

Mehmet Uygur’un ağabeyi 16 yaşında Talat İlyas Efendi

Zeynel Hancı ve 3 çocuğu

Zeynel Hancı’nın hikayesi başlıbaşına bir trajedidir. Mehmet Uygur’un kızı Türkan Uygur’dan alınan bilgiye göre; camiden alınan kişiler arasındaki Zeynel Hancı ve 3 çocuğu sıraya dizilmiştir. Bulgar subayı sorar: -Zeynel efendi 3 erkek çocuğun burada, hahgisini öldürelim? Zeynel efendi sigarasını yakar. Hangisini ölüme yollayabilir, düşünür. Bir çocuğu evlidir, diğerleri bekardır. Bekar çocuğu gösterir ve ölüme yollar. Fakat Bulgar milisleri tersini yaparlar ve ilk olarak evli çocuğu kurşunlarlar Sonra bekar çocukları ve en sonunda da Zeynel Hancı’yı vururlar.

Malkara Lisesi öğretmenlerinden Ömer Çalışkan’a göre; 263 vatandaşımızın şehit edildiği Kasap Mahmut’un çöplüğü denen yer, Malkara Askerlik Şubesi Başkanlığının gayretleri ve cami Derneğinin desteği sonucu 1957 -1960 yılları arasında derlenerek, Malkara’ya yakışır bir şekilde park olarak düzenlenmiştir.

1968 yılında bu parka Şehitler Abidesi adı verilerek Belediye Başkanlığınca etraf duvarları yapılmıştır.

Öğretmen İbrahim Özadalı’nın ifadesine göre; Kasap Mahmut Beyin külliyesinin bulunduğu yerin eski adı Işıklar Mahallesiydi. Ahalisinin tamamı yerli Türk ve Müslümanlardan teşekkül ediyordu. İbrahim Beyin çocukluğu 1957 -1960 yılları arasında bu mahallede geçmiştir. Aynı yerde bulunan çeşmenin arkasında derin bir mahzen ve mehzenin içerisinde derin bir sandık bulunuyordu. Sandık açıldığında içinde çeşitli kemikler toplu şekilde görülmüş, zamanla göçen caminin mahzenlerin birinde bu şekilde kemiklerin bulunduğu, tahta sandığın bulunduğu yer bugün Şehitlik Abidesi olarak düzenlenmiştir. Mehzen ve şehitlerimizin kemikleri bugün anıtın tam altında bulunmaktadır.

Şehitlik anıtının üzerinde şu yazılar bulunmaktadır.

“Ey Türk Genci!...

7 Kasım 1912 (1328)

Çarşamba günü Kurban Bayramı sabahı şafakla beraber Bulgarlar tarafından 263 Masum kardaşlarımızın işkence ile burada şehit edildiklerini, Sende Unutma”

B) Küçük Şehitlik

Malkara Gazi Ömer Bey Camii havlusu içinde kalan Küçük Şehitlik ise, cesedi teşhis edilip, cami havlusuna gömülen kişiler arasında Asım Bey ile oğlu İlyas Talat Efendi de bulunmaktadır. Özellikle Bulgarlar tarafından haksız yere şehit edilen 263 kişiden 248'i büyük şehitlikte, 15'i ise Gazi Ömer Bey cami havlusu içinde bulunan ve Cami Derneği tarafından çok güzel bir şekilde mermerlerle kaplanan küçük şehitlikte yatmaktadır. Ruhları şad olsun.

Malkara’nın Bulgar işgalinden kurtuluşu 14 Temmuz 1913 ile 20 Temmuz 1913 günleri arasında oldu.

Kaynakça: T.C Malkara Kaymakamlığı Cumhuriyet'in 75. Yılında Malkara Kitabı (1998)

ÇEŞMELER

Baş Çeşme

Hüsrev Kethüda Çeşmesi

Mermer Çeşme

Hacı Mehmet Ağa Çeşmesi

Gökçeşme

Künk Çeşme

Zülfikar Ağa Çeşmesi

Hamam Çeşme

Sünepe Çeşme

Ürkiye Kadın Çeşmesi

Enserciler Çeşmesi

Boyacılar Çeşmesi

Ekmekçiler Çeşmesi

Helvacılar Çeşmesi ve Kuyusu

HAMAMLAR

Malkara ilçemizde eskiden kalma iki hamam mevcuttur. Bir tanesi Turhan III tarafından yaptırıldığı söylenen Çifte Hamam (Şu an mevcut değildir. Savaşlarda yakılıp harap olduktan sonra, yıkılarak yerine apartman yaptırılmıştır. Yeri Şehitlik abidesinin altında olan çeşmenin tam karşısında kalan büyük binanın yeridir.) olup, diğeri ise Eski Hamamdır (Şehitlik Parkının altından geçen yol üzerindedir. Halen mevcut olup, büyük bir bölümü yıkılmış, yeşillikler her yerini kaplamıştır.)

KİLİSELER

Gazibey Mahallesi, İsmet İnönü Caddesi üzerinde bulunan Hıristiyan Kilisesi

Gazibey Mahallesinde Halk Eğitim Binasının arkasında bulunan Ermeni Kilisesi

Şahin Köyünde bulunan Hıristiyan Kilisesi

Hacıevhat Mahallesinde bulunan Bulgar Kilisesi

KALELER

Kermeyan Kalesi

Elmalı ve Yenidibek Kaleleri

Karacahalil ( Kocakale) Kalesi:

Yetanuz Harabeleri

MEZARLIKLAR

1) Paşa Mezarlığı

Malkara ilçesi Osmanlı döneminde Padişah tararından gözden çıkarılan ve sürgüne yollanması gereken Paşaların sürgün yeridir. Osmanlı tarihinde son derece önemi bir role sahip çok değerli birçok Paşa buraya sürülmüştür. Bir kısmı affedilerek tekrar görev verilirken bir kısmı ise Malkara'da öldürülmüş veya kendi vadesi ile ölmüştür. Ölenlerin gömüldüğü, yakın zamana kadar şimdiki Lise ve Ortaokulun yapıldığı yerde yer alan Paşa mezarlığı 1940'lardan sonra ortadan kaldırılmış, şimdiki Ortaokul ve Lise bu mezarlığın yerine yapılmıştır.

2) Üçler Mezarlığı

İsmini yanında bulunan üç kardeşler türbesinden almaktadır. Efsaneye göre ikisi oğlan biri kız üç kardeş bilinmeyen bir zamanda, düşmanlara karşı, özellikle geceleri baskınlar yaparak savaşmışlardır. Düşman bir gece üç kardeşe kurduğu bir pusuda üç kardeşi de öldürür.

Bu Kardeşler öldürüldüğü bu ayni yere gömülür. Zamanla üzerlerine türbe yapılmış, yanına da ayni ismi taşıyan üçler mezarlığı, şehir mezarlığı olarak düzenlenmiştir. Halen şehir mezarlığı olarak bu fonksiyonunu devam ettirmektedir.

3) Asri Mezarlık

1967 yılında Belediye tarafından kamulaştırılan 70.000 m2'lik alanın kamulaştırılmasından sonra ilçenin İshakça-Karaidemir çıkışında bulunan yolun yanında tanzim edilerek kurulmuştur. Halen ilçenin en aktif ve en düzenli mezarlığıdır.

4) Göztepe Mezarlığı

İlçemizin Hacıevhat Mahallesi Hayrabolu çıkışında bulunan 40.793 m2'lik alana kurulmuştur. Halen ilçemizin aktif mezarlığı olarak fonksiyonunu devam ettirmektedir.

TARİHİ KÜLTÜREL ARKEOLOJİK DEĞERLER

Trakya Ön Asya'nın arkeolojik bakımdan en az bilinen bölgeleri arasındadır. Bilhassa Malkara ve köyleri tarih öncesi çağlan ile ilgili bilgilerimiz bazı münferit ve daha çok rastlantılara bağlı buluntular dışında hemen hemen hiç yok denecek kadar azdır.

Oysa ki Trakya'nın en eski kentlerinden olan Malkara, Trakya'da olduğu için Asya ile Avrupa arasındaki kara ve gerekse Ege ile Karadeniz arasındaki deniz bağlantısının kilit noktası üzerindeki coğrafi konumu bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

Trakya bir kum saatinin dar boğazına benzetebileceğimiz bölge, Avrupa ile Asya kıtaları arasında kültürel alışverişi ticaret, istila, göç gibi her türlü toplumsal hareketleri çağlar boyu yaşamıştır.

Malkara ve köylerinde bulunan arkeolojik ve kültürel kalıntılar ve yerleri;

a) HÖYÜK –TÜMÜLÜS:

Bunlar Trak krallarının ve beylerinin mezarlarıdır. İçersinde yatanların zenginlik ve üstünlüklerini göstermek için yüksek tepelere yapılmıştır. İçlerinde ölü odaları vardır. Romalıların Hıristiyanlıktan önceki devrinde de yapılmış, ancak Hıristiyanlıktan sonra bırakılmıştır.

Bunları sıralarsak en ünlüsü Kermeyan tümülüsüdür. Yükseklik ve kapladığı alan bakımından Malkara ve çevre köylerinde ondan büyüğü yoktur.

Antik dönemde Via Egnatia adı ile bilinen sahil yolu üzerinde bulunan Apri (Kermiyen Köyü) kenti civarında bulunan 3 tümülüsten biri olan bu tümülüs olasılıkla bu kentin yöneticilerinden birine aittir. Apri kenti Roma ve Bizans çağlarında önemli bir konuma sahip olduğundan tümülüsün özellikle Roma çağında yapılmış olduğu düşünülebilir, yüksekliği yaklaşık 10 m'dir. Tümülüsün yamaçlarındaki tarlada tarım yapıldığından sürülmek suretiyle yayvanlaşmıştır.

Üzerinde kaçak kazı izlerine rastlanmaktadır. Kermeyan köyü sınırlarında kalan iki tümülüs birlikte bir grup oluşturmaktadır.

Bir tümülüs de Kırıkali köyünün kuzeyinde Kum mevkiindedir. Yaklaşık 10m. yüksekliğe sahiptir. Kermeyan tümülüsleri ile aynı doğrultuda olup, birbirlerini görebilmektedir. Üzeri yayvanlaştırılmış durumdadır.

İlçe merkezinde bulunan Kartal tepe, Tavşan tepe tümülüsleri ile Tugay sınırları içinde bulunan 2 adet tümülüs daha bulunmaktadır. Batkın, Hacısungur, Kürtüllü, Kozyörük, Sarnıç, Tekke, Pirinççeşme, Kavakçeşme, Gözsüz, Müstecep ve yılanlı köyünde 2 adet yan yana yapılmış tümülüsler bu konudaki önemli eserlerdir.

b) YENATUZ HARABELERİ:

Buda yine Kermeyan köyü civarındadır. Tarihi Traklara kadar varmaktadır. Hıristiyanlıktan önce önemli bir merkez olduğu kitabe parçalarında VASPASİANOS' un adı geçen bu yerin Bizans devrinden kalmış bir kalıntı olduğu sanılmaktadır.

FOLKLOR (HALK BİLİMİ)

Folklor; halk geleneklerini, inançlarını, adetlerini, efsanelerini inceleyen bilimdir. Folklor halka ait her şeyi içine alır.

Ulusların çağdaş uygarlık düzeyinde yerlerini alabilmeleri için, kendi öz değerlerini bilmeleri ve ona sahip çıkmaları gerekir.

a) Halk Oyunları:

Halk oyunları, geçmişe özgü kültür değerlerini, halka özgü düşünce ve duygularını yansıtır.

Malkara yöresinde oynanan oyunlar genel olarak karşılama, hora, çete oyunları (ağır hava adıyla) olarak isimlendirilir. Oyunlarda akış hızlı başlayıp hızlı bitme(karşılama), yavaş başlayıp yavaş bitme(ağır hava), yavaş başlayıp hızlı bitme (patrona, çevriye) olarak görülür.

Oyunlar yalnız erkek, yalnız kız, ya da kız erkek karışık olarak oynanır. Ancak ağır hava tipindeki oyunlar yalnız erkekler tarafından oynanır.

Yörede oynanan oyanlarda genellikle davul, klarnet, zurna, tulum en çok çalman enstrümanlardır.

Geçtiğimiz yıllarda Kültür Bakanlığından gelen yetkililer, yöre oyunlarını test etmişler, Edirne-Kırklareli yöreleri halk oyunları ile aradaki farkları tespit ederek Malkara Halk Oyunlarını kendine özgü özelliklerini, geleneksel adet ve göreneklerini belgelemişlerdir. Halen bu belgeler Kültür Bakanlığı arşivlerinde bulunmaktadır.

Böylelikle Malkara Halk Oyunları Kültür Bakanlığı tarafından tescil edilmiştir.

Yöremizde Oynanan Halk Oyunlarının isimleri;
- Debreli
- Üç Tokmak
- Eski Fasulye
- Çevriye
- Patrona
- Karaçalı
- Fetih
- Tulum
-Yarım Kasap
-Düz Kasap
-Arzu ile Kamber
-Karayusuf
-Yuvan Kaptan
-Gacal Karşılaması
-Çiftetelli
-Tekirdağ Karşılaması

b) Maniler

Malkara'nın kaşarı
Kazanmıştır başarı
Öyle bir yar sevdim ki
Haşarı mı haşarı.

Malkara 'ya giderken
Köyüm batıda kaldı
Kara gözlü sevdiğim
Arkamdan baktı kaldı

Ayağında topuklar
Tıkır tıkır tıkırdar
Hazırlansın davullar
Malkara 'dan gelen var

Malkara 'nın çiftliği
Sökülüyor ipliği
Benim bir sevdiğim var
Dolu Köyün kekliği

Malkara üstünden
Uçak geliyor uçak
Yarim beni görmeğe
Kaçak geliyor kaçak

Malkara 'da ipliğim
Oyar benim bebeğim
Sen nereden gelirsen
Ben orayı beklerim.

Malkara bayır olsa
Yolları çayır oha
Benim gözlerim kara
Yarimin çakır olsa

Tenekeyi doldurdum yukarıya kaldırdım
Haberin olsun anne
Ben bir subay kandırdım

Bizim asma kol verir
Üzümü bol verir
Aksakalın kızları
Oynatıp yol verir

Allıışık Köyümüz
Zem zem akar suyumuz
Oynatıp ta bırakmak
Yoktur öyle huyumuz

Malkara 'nın yolları
Sıvayayım kolları
Oğlan sana geliyorum
Tutsana davulları

Malkara 'ya giderken
Sıra sıra yulaflar
Gizli gizli severken
Nerden çıktı bu laflar

Malkara 'ya giderken
Sağ tarafta hastane
Yardan gelen mektubu
Eğlendirme postane

Mektup mektup içinde
Mektup zarfın içinde
Bensiz nasıl duruyor
Malkara 'nın içinde

Allıışık çatal matal
Ortasından su akar
Allı ışığın kızları
Baygın bakar can yakar

İğdemirli yarimden
Alamadım bir haber
Yalnız koyun güdülmez
Gel güdelim beraber

Kürtüllü bayır olsa
Arkası çayır olsa
Benim gözlerim kara
Yarimin çakır olsa

Gel benim alışığım
Bal ile kancığım
El yanında küsülü
Tenhada konuşalım

Ekin ektim olacak
Ambarlara dolacak
Yürüyüşüne bakarsan
Bu kız gelin olacak

Masa üstünde pekmez
Bu pekmez bana yetmez
Senin aldığın para
Benim süsüme yetmez

İn harmana harmana
Tınazı savuralım
Eller ayrıldı diye
Bizde mi ayrılalım.

Çapa kazarım, çapa
Çapacı para ister
İle mit köy oğlanları
Sıradan sopa ister

Hacısungur yolları
Dönüm geliyor dönüm
O yardan ayrılmam
Ölüm geliyor ölüm

Karakolun önünde
Ördek yüzer gölünde
Benim sevgili yarim
Yörük köyün içinde

Tülbendimi yıkadım
Niye kuruttun ana
Sevdiğime vermezsen
Niye büyüttün ana

Parmağımdaki yüzük
Parmağıma dar gelir
Benim sevdiğim var
Ayda yılda bir gelir

Tülbendimi yıkadım
Niye kuruttun ana
Sevdiğime vermezsen
Niye büyüttün ana

Parmağımdaki yüzük
Parmağıma dar gelir
Benim sevdiğim var
Ayda yılda bir gelir

Elmalı minaresi
Yıkılıp yapılıyor
Göndersene be yarim
Çok canım sıkılıyor

Karşıdan eşek gelir
Yuları gevşek gelir
Emirali oğlanlarına
Yamalı döşek gelir


Yaylagöne yolları
Karanfil kokuyor
Benim sevdiğim oğlan
Malkara, 'da okuyor

Mavi yorganım kaplı
Üstünde iğnem saplı
Sana kız verirler mi
Ucu delik çoraplı

Karsıda kara tarla
Parla sevdiğim parla
Kürtüllü'ye gelemezsen
Karşıdan mendil salla

Aydır aşar ağlama
Gündür şaşar ağlama
Bir kapıyı kapayan
Birini açar ağlama

Dağlarda meşelerde
Gül suyu şişelerde
h İler yarimi almış
Ben kaldım köşelerde

Bizim köyün yolları
Güvendiktir güvenlik
Kalaycı kızlarına
Allah vermiş güzellik

Pencerenin allında
Zerdali dalı mısın?
Püşkün düşkün durursun?
Benden de sevdalı mısın?

Öküzü otlatırım
İpinden atlatırım
Sizin gibi kızları
Maniyle çatlatırım.

Yapraklar arasında
Ayvalar şişman olur
Bizim köyün kızlarını
Almayan pişman olur

Yörük köyün minaresi yapılıp, yıkılıyor
Gönder yarim bir mektup
Çok canım sıkılıyor

Yörük köy minaresi
Seksen iki basamak istemiyorum yarim
Senden ayrı yaşamak

Saçlarımı uzattım
Kendim keseyim diye
Köy içinde yar sevdim
Her gün göreyim diye

Ayakkabım var benim
Bir karış topukları
Piyasaya çıkmışlar
Malkara kopukları

Benim saçlarım uzun
Örmüyorlar sevdiğim
Seni bana münasip
Görmüyorlar sevdiğim

Tülbendimi uçurdum
Kayak yapraklarına
Ben yarimi düşürdüm
Sevda yataklarına

Elmalı minaresi
Seksensekiz basamak
İstemiyorum be yarim
Senden ayrı yaşamak

Bahçenin kapısını
Açamıyorum yarim
Anneme söylemişler
Aramıyorum yarim

İğdemirdir köyümüz
Zemzem akar suyumuz
Sevip sevip ayrılmak
Yoktur öyle huyumuz

Bizim evin önünde
Ayvalar şişman olur
Müstecep'in kızlarını
Almayan pişman olur

Makine da ipliğim
Sensin benim kekliğim
Nerde kaldı gelmedi
Kürtüllü'lü sevdiğim

Elma attım denize
Geliyor yüze yüze
Karamurat kızları
Yedi bin yedi yüze

Hoca ezan okuyor
Sesi beni yakıyor
Karacahalil kızları
Menekşeye kokuyor

Ay urundu urundu
Bacaları kurumlu
Emirali oğlanları
Hepsi koca burunlu

Aman aman neler var
Ellerde güzeller var
Gel gidelim bahçeye
Toplanacak güller var

Annem entari almış
Ortası lale lale
Adresimi sorarsan
Haliç köy orta mahalle

Testiyi doldurdun mu?
Gelirken yoruldun mu?
Ben sana abi derken!
Sen bana vuruldun mu?

Gidiyoruz ikimiz
Kestanedir yükümüz
Yörük köyün içinde
Elti olucaz ikimiz

İndim dereye durdum
Birçok köylü kız gördüm
Birçok köylü içinde
Yörük köylüye vuruldum.

Gündendi tarlasında
Yılanın kemikleri
Hiç aklımdan çıkmıyor
Yarimin dedikleri

Ayakkabı alıcam
Üstü beyaz olursa
Kaynanamı sevicem
Oğlu güzel olursa


c) Türküler

Teslim Dağları:

Malkara yanmış dediler
Hiçbir yeri yanmamış
Bravo benim yarime
Yine benden caymamış.

******
Rinna esmerim rinna
Rinna Sevdiğim rinna
Rinna Teslim dağları
Ah estikçe erisin
Yüreğinin yağları

******
Şu Teslim dereleri
Susuz be yarim susuz
Sensiz geçen geceler
Uykusuzdur uykusuz.

******
Rinna esmerim rinna
Rinna Sevdiğim rinna
Rinna Teslim dağları
Ah estikçe erisin
Yüreğinin yağları

Doldur Yarim Testini

Doldur Yarim Testini Kazandan
Konuşmaya gel yarim ezandan
Konuşmaya gel yarim annem evde yok
Komşulara duyurmayın dedikodu çok
******
Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Cennet yüzü görmesin
Aramızı bozanlar
******
Doldur Yarim Testini Kazandan
Konuşmaya gel yarim ezandan
Konuşmaya gel yarim annem evde yok
Komşulara duyurmayın dedikodu çok
******
Bahçenin kapısını
Bir vuruşta açarım
İstet yarim bir kere
Vermezlerse kaçarım
******
Doldur Yarim Testini Kazandan
Konuşmaya gel yarim ezandan
Konuşmaya gel yarim annem evde yok
Komşulara duyurmayın dedikodu çok


Zekiyem:

İn dereye dereye Zekyem
Ben de inicem ben de
Verdin bana sevdayı yar yar
Ben de gelecem ben de

İndim dere akmıyor Zekiyem
Yar yüzüme bakmıyor Zekiyem
Yar yar, yar yüzüme bakımıyor.
Sevip sevip ayrılmak Zekiyem
Allah'tan da korkmuyor.
Yar, yar Allah'tan da korkmuyor.

Get ovaya ovaya Zekiyem
Pancar otu yolmaya,
Yar yar pancar otu yolma
İstiyorlar sevdiğim Zekiyem
Beni senden almaya
Yar, yar beni senden almaya,

Elimde zilli dere Zekiyem
Taştan olur minare
Yar yar taştan olur minare
Çok istedim o yan Zekiyem
Gel gidelim sevdiğim Zekiyem
Bize orak biçmeye
Yar yar bize orak biçmeye

Yemin mi eltin yarim Zekiyem
Bizim ordan geçmeye
Yar, yar bizim yoldan geçmeye

Bu gün hava bulutlu Zekiyem
Bulutlar karışıyor.
Yar, yar bulutlar karışıyor
Benim sevdiğim oğlan Zekiyem
Malkara 'da okuyor.
Yar, yar Malkara'da okuyor


Dumanlı Dağ Başı

İn dereye dereye
Ben de inicem ben de
Verdin bana sevdayı
Beri de ölecem ben de

Dumanlı dağbası dumanlı
İver irer alı çeker zavallı
Malkara'ya giderken
Köprü salladı beni
Beyaz gömlekli oğlan
Aşka bağladı beni
Kulağımdaki küpenin
Elmas taşı kırıldı
Yarim bir şey söyledi
Olmaz dedim darıldı

Dumanlı dağbaşı dumanlı
Dumanlı dağbaşı dumanlı


Kürtüllü Yolları:

Şose be yarim şose
Çok islemem be yarim
Bir karyola bir masa

Sür şoför arabanı tamirhaneye

Oltasında çay akar
Kürtüllünün kızları
Yere bakar can yakar

Sür şoför arabanı tamirhaneye


Halay

Yatma yeşil çimene
Uyur uyanamazsın
Verme beni ellere
Görür dayanamazsın

Vaaay vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Malkara'ya giderken
Sol tarafta hastane
Yarimin mektubunu
Eğlendirme postane

Arkamdan baktı kaldı
Dağlar ardında yarim vay

Gel gidelim sevgilim
Bizim hayata kadar

Ben senden ayrılamam
Dünya bozulana kadar
Vaay vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Tülbendimin ucunda
Üç tane mavi boncuk

Doya doya bak yarim
Yarın sabah yolculuk

Vaaay, vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Malkara'ya giderken
Aldım şeker tablası
Sanki gidicem gibi
Beğenmezmiş ablası

Vaaay, vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Malkara'ya giderken
Sıra sıra yulaflar
Gizli gizli severken
Nerden çıktı bu laflar

Vaaay, vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Malkara'ya giderken
Dolmuş batıda kaldı
Kara gözlü sevdiğim
Arkamdan baktı kaldı

Arkamdan baktı kaldı
Dağlar ardında yarini vay

A elimi elimi
Dokuyorum kilimi
Yemin eltim olucam
Bir evin bir gelini

Vaaay, vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Kulağımda küpeler
Pırpırlıdır, Pırpırlı

Gördüğün kıza bakıyon
Yok mu senden akıllı

Vaaay, vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Tülbendimin uçları
Çıkamam yokuşları
Bana selam getiren
Yedi dağın kaşları

Vaaay, vay dağlar
Dağlar ardında yarim vay

Yukarı çık.